Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi - ONGUR&PARTNERS

BLOG

BLOG

Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi


SİNGAPUR ARABULUCULUK SÖZLEŞMESİ


 

Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu’nca (UNCITRAL) hazırlanan1 ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca geçtiğimiz aralık ayında kabul edilen2 Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Uluslararası Sulh Anlaşmaları hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi veya Sözleşme)3, 7 Ağustos 2019’da, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 46 Devlet tarafından nihayet imzalanmıştır4. Sözleşmeyi imzalayan devletler arasında dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin ile Asya’nın en büyük ekonomileri de bulunmaktadır5.

 

Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi’nin başlangıç bölümünde uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuğun artan ağırlığı ve sunduğu önemli faydalar tanınmakta ve Sözleşme, 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizine dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (New York Sözleşmesi)’ne6 benzer şekilde, arabuluculuk sonucunda varılan uluslararası sulh anlaşmalarının icrası için bir hukuki rejim oluşturmaktadır. Sözleşmeyi imzaya açıldığı gün imzalayan devletlerin sayısının, New York Sözleşmesi’ni imzaya açıldığında imzalayan devlet sayısının çok üzerinde olması da Singapur Sözleşmesi’nin gelecekteki başarısı için çok olumlu bir gösterge sayılmaktadır7.

 

SÖZLEŞME’NIN AMACI

Arabuluculuk, ticari uyuşmazlıkların çözümünde tahkim ve yargılamaya göre daha büyük faydalar sağlayabilmektedir. Daha az masraflıdır; tarafları daha az karşı karşıya getirmek suretiyle her iki tarafın da daha kolay kabul edebileceği çözümler ortaya koyabilmektedir; bu sayede de uzun süreli ticari ilişkilerin kopmadan devam edebilmesine yardımcı olmaktadır. Tüm bunların sonucunda, arabuluculuk yoluyla varılan çözümlerin yerine getirilmesinde genellikle sorun çıkmamaktadır. Gerçekten de tarafsız bir arabulucunun yardımıyla uzlaşarak varılan sulh anlaşmalarına taraflar gönüllü olarak uymaktadır. Aynı zamanda bu tür anlaşmalar, taraflar bizzat geliştirdikleri çözümleri daha iyi benimsemiş olduklarından, daha uzun ömürlü de olmaktadır8.

 

Arabuluculuğun sayılan bu önemli faydalarına karşın, halen, arabuluculuk sonucunda varılan sulh anlaşmalarının taraflarından biri yükümlülüklerini yerine getirmediği hallerde etkili ve devletler arasında uyumlaştırılmış bir icra yolunun bulunmaması arabuluculuğun uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümünde kullanılmasının önünde bir engel oluşturmaktadır9. Eğer arabuluculuk sonucunda ortaya çıkan sulh anlaşması bir mahkeme veya hakem kararının içinde hüküm altına alınmış değilse, anlaşmayı icra ettirmek isteyen tarafın yerel mahkemeler önünde sözleşmenin ihlali hükümlerine dayanarak dava açması, davayı kazanması halinde ise, ilgili mahkeme kararını -çoğu zaman- anlaşmanın karşı tarafının yerel mahkemesinde tenfiz ettirmesi gerekmektedir. Tüm bu aşamalar büyük masraflara ve zaman kaybına neden olmakta, bu da arabuluculuğa izafe edilen çabukluk, ucuzluk, esneklik gibi avantajları ortadan kaldırdığı için arabuluculuğun daha fazla tercih edilmesini engellemektedir.

 

Daha yürürlüğe girmeden “arabuluculuğun New York Sözleşmesi”10 ve “sınır aşan arabuluculukta oyunun kurallarını değiştiren Sözleşme”11 gibi sıfatlarla anılmaya başlanan Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi, tarafları arabuluculuktan uzaklaştıran icra edilememe riskini önemli ölçüde azaltmakta ve arabuluculuğu uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümü için mahkeme yargılaması ve tahkim karşısında gerçek bir alternatif haline getirmektedir.

 

SÖZLEŞMENİN KAPSAMI VE ÖNEMLİ HÜKÜMLERİ

Sözleşme’nin 14’üncü maddesi uyarınca en az üç devletin onaylaması ile yürürlüğe girecek olan Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi’nin kapsamına ticari nitelikteki uyuşmazlıkları çözmek üzere girişilen arabuluculuk sonucunda yazılı olarak yapılan uluslararası nitelikteki sulh anlaşmaları girmektedir12. Akit Devletler, Sözleşme’nin kapsamına giren anlaşmaları sözleşmede öngörülen koşullara uygun olarak icra etme yükümlülüğü altındadır13. Ayrıca Sözleşme, bir hususun icra edilme talebine konu sulh anlaşması ile çözümlenip çözümlenmediğine dair bir uyuşmazlık çıkması halinde, söz konusu hususun çözümlenmiş olduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını ispatlamak amacıyla ilgili sulh anlaşmasına dayanmasına da izin vermektedir14.

 

Sözleşmeye göre, akit Devletlerin yetkili makamları, yani mahkemeler, icra edilmek üzere kendilerine sunulan sulh anlaşmalarının esasına girerek denetim yapamazlar. New York Sözleşmesi’ne benzer bir dille kaleme alınmış 5’inci maddeye göre, akit Devlet mahkemeleri Sözleşme kapsamına giren sulh anlaşmalarını yalnızca bu maddede belirtilen sınırlı sebeplerin varlığı halinde reddedebilirler. Buna göre, sulh anlaşmasının icrasının reddedilmesini bir taraf ancak aşağıdaki hallerin varlığını ispatlaması durumunda talep edebilir:

 

  • Sulh anlaşmasının taraflarından birinin ehliyetsizliği15;

  • Sulh anlaşmasının kesin hükümsüz, geçersiz olması, kendisine uygulanacak hukuka göre uygulanma kabiliyetinin bulunmaması16, veya bağlayıcı veya kesin olmaması17,

  • Sulh anlaşmasının sonradan değiştirilmiş olması18,

  • Sulh anlaşmasındaki yükümlülüklerin yerine getirilmiş olması19,

  • Sulh anlaşmasındaki yükümlülüklerin anlaşılır olmaması20,

  • Sulh anlaşmasının taraflarının söz konusu anlaşmayı Sözleşme’nin kapsamından çıkarmış olmaları21,

  • Arabulucunun, kendisinin veya arabuluculuk sürecinin tabi olduğu kuralları ciddi şekilde ihlal etmiş olması22, veya arabulucunun tarafsızlığına veya bağımsızlığına ilişkin kuşku uyandıracak halleri açıklamamış olması ve her iki durumun bir tarafın sulh anlaşmasını haksız şekilde kabul etmiş olmasına yol açması23.

  •  

Yukarıdaki sebeplerden, arabulucunun davranışına ilişkin olanların nasıl uygulanacağına dair soru işaretleri mevcuttur. Özellikle, arabuluculuk sürecinin her yerde uygulanan yeknesak bir usule tabi olmamasının, bu sebeplerin icraya direnen taraflarca kolayca öne sürülmesine yol açabileceği değerlendirilmektedir24. Buna karşılık, ilgili maddede ispat standardı yüksek tutularak bu endişenin önüne geçmek amaçlanmıştır25. Söz konusu sebeplere dayanmak isteyen taraf, yalnızca arabulucunun kendisinin ve arabuluculuğun tabi olduğu kuralları ciddi şekilde ihlal ettiğini değil, bu ihlal olmasaydı sulh anlaşmasını yapmayı da kabul etmeyeceğini ispatlamak, yani aradaki nedensellik bağını da ortaya koymak zorundadır. Bu hükmün Sözleşme’nin uygulanmasında taşıdığı önem göz önüne alındığında, önde gelen arabuluculuk kurumlarının, bu usulün kullanıcılarına daha fazla hukuki güvenlik sağlamak için, hem arabulucular, hem de arabuluculuğun tabi olduğu ilke ve kuralları giderek daha da netleştireceklerini varsaymak doğru olacaktır.

 

Singapur Sözleşmesi, icra isteminin reddi hususunda, yine New York Sözleşmesi’ne paralel olarak, akit Devlet mahkemesinin re’sen gözetebileceği iki nedeni daha düzenlemektedir:

  • İcra isteminin kabulünün o devletin kamu düzenine aykırı olması26;

  • Akit Devletin hukukuna göre, ilgili uyuşmazlığın konusunun arabuluculuk yoluyla çözüme elverişli olmaması27.

 

Singapur Sözleşmesi’nin amaçlandığı şekilde geniş kapsamlı uygulanmasını zorlaştırabilecek bir diğer husus, sözleşmede konulmasına izin verilen çekincelerdir. Sözleşme’nin 8(1)(a) maddesine göre, akit Devletler, Sözleşme’nin sadece sulh anlaşmasının taraflarının Sözleşme’nin kendilerine uygulanmasını açıkça kararlaştırmaları halinde uygulanabileceğine dair bir çekince koyabileceklerdir. Bu durumda, bir arabuluculuğun taraflarından birinin bu çekinceyi koymuş, diğerinin ise koymamış bir devletin tabiiyetinde olduğu hallerde, taraflar arasında Sözleşme’nin uygulanıp uygulanmaması konusunda anlaşmazlık çıkması mümkündür. Daha genel olarak bakıldığında da sulh anlaşmalarının taraflarına bu şekilde bir takdir yetkisi tanımak, Sözleşme’nin yeknesak bir tarzda uygulanamaması riskini ortaya çıkarmaktadır. Bu da Sözleşme’nin “uluslararası ticari ilişkilerden doğan uyuşmazlıkların hakkaniyetli ve etkili çözüme kavuşturulması için uyumlaştırılmış bir yasal çerçevenin oluşturulmasına önemli ölçüde katkı sağlamak” 28 olarak açıklanan amacına ters düşmektedir. Bu durum göz önüne alınarak, hangi ülkelerin bu çekinceyi koyacağını takip etmek ve sulh anlaşmalarının hükümlerini buna göre dikkatle kaleme almak gerekecektir29.

 

Sözleşmede izin verilen ikinci çekinceye göre, bir akit Devlet, Sözleşme’nin kendisine veya kurumlarına uygulanmayacağını deklare edebilecektir30. Bu da yabancı yatırımcı ve devletler arasındaki ticari uyuşmazlıkların yatırım uyuşmazlığı seviyesine varmadan arabuluculuk yoluyla dostane şekilde çözümlenmesi fırsatının kullanılamaması ve dolayısıyla, her iki tarafın da karşılıklı menfaatlerinin korunduğu erken bir çözümden mahrum kalması sonucunu doğuracaktır31. Bununla birlikte, halihazırda, kırk altı imzacı devletten sadece ikisi, Beyaz Rusya ve İran, 8’inci madde hükmüne dayanarak çekince koymuşlardır32. Bu sayı artmadığı takdirde, yabancı yatırımcı ve devletler arasındaki uyuşmazlıkların ticari nitelikte olanlarının Singapur Sözleşmesi kapsamına giderek artan şekilde girmesi beklenebilir.

 

SONUÇ

Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi, dünyada uluslararası ticari uyuşmazlık çözümü sisteminin gelişmesine ciddi bir katkı niteliğindedir. Sözleşme’nin imzalanması, uluslararası ticari ilişkilerin taraflarına anlaşmazlıklarını çözmede arabuluculuk usulünü tercih etmeleri için önemli bir sebep daha sunmaktadır. Singapur Sözleşmesi’nin nihai başarısı elbette çok sayıda devlet tarafından onaylanmasına bağlıdır; ama imzaya açıldığı gün ulaştığı rekor imza sayısı ve Sözleşme’nin dünya çapında hukuk çevrelerinde yarattığı heyecan, arabuluculuk kurumunun geleceğinin parlak olduğunu göstermektedir.

 

Ticari uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözümünde önemli tecrübe kazanmış ve etkileyici bir başarı elde etmiş ülkemiz için de Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi son derece olumlu bir gelişme olmuştur. Sözleşmeyi ilk imzalayanlardan biri olan Türkiye, arabuluculuk konusundaki dinamizmini ve birikimini ülkemizi uluslararası arabuluculuğun en önemli merkezlerinden biri haline getirmeye sevk etmelidir.

 

 

Av. Arzu ONGUR - Av.Dr. Selva KORKMAZCAN

 

 

 

1 Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu Raporu, Elli birinci oturum (25 Haziran-13 Temmuz 2018), https://www.uncitral.org/pdf/english/commissionsessions/51st-session/Final_Edited_version_in_English_28-8-2018.pdf, erişim tarihi: 23.8.2019.

4 Cara Wong, “46 countries sign international mediation treaty named after Singapore”, Straits Times, 7 Ağustos 2019, https://www.straitstimes.com/singapore/key-facts-about-the-singapore-convention-on-mediation, erişim tarihi: 22.8.2019.

5 Sözleşme’yi imzalayan devletlerin tam listesi için, bakınız: https://treaties.un.org/pages/ViewDetails.aspx?src=TREATY&mtdsg_no=XXII-4&chapter=22&clang=_en, erişim tarihi: 23.8.2019.

7 Sapna Jhangiani, Bryan Looy, “The Singapore Convention on Mediation – A Commitment to Multilateralism”, 20 Ağustos 2019, https://www.clydeco.com/insight/article/the-singapore-convention-on-mediation, erişim tarihi: 22.8.2019.

8 Christian Bühring-Uhle, Lars Kirchoff, Matthias Scherer, Arbitration and Mediation in International Business, Second Revised Edition, Kluwer Law International [2006], p. 166.

10 Singapore International Mediation Centre, “The Singapore Convention: A Milestone in Mediation”, 25 Temmuz 2018, http://simc.com.sg/blog/2018/07/25/singapore-convention-milestone-mediation/, erişim tarihi: 22.8.2019; Jan O’Neill, “The new Singapore Convention: will it be the New York Convention for Mediation?”, 19 Kasım 2018, http://disputeresolutionblog.practicallaw.com/the-new-singapore-convention-will-it-be-the-new-york-convention-for-mediation/, erişim tarihi: 22.8.2019.

11 Michael Cross, “Singapore Convention a ‘game changer’ for cross-border mediation”, 5 Ağustos 2019, https://www.lawgazette.co.uk/news/singapore-convention-a-game-changer-for-cross-border-mediation/5071243.article, erişim tarihi: 23.8.2019.

12 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 1’inci madde.

13 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 3(1)’inci madde.

14 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi Article 3(2)’inci madde.

15 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 5(1)(a) maddesi.

16 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 5(1)(b)(i) maddesi.

17 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 5(1)(b)(ii) maddesi.

18 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 5(1)(b)(iii) maddesi.

19 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 5(1)(c)(i) maddesi.

20 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 5(1)(c)(ii) maddesi.

21 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 5(1)(d) maddesi.

22 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 5(1)(e) maddesi.

23 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi Article 5(1)(f) maddesi.

24 Jhangiani, Looy, “The Singapore Convention on Mediation – A Commitment to Multilateralism”.

25 Rob Palmer, Georgia Quick, Cathryn Neo, Ed Davies, “The Singapore Convention on Mediation: Doing for Mediation What the New York Convention Has Done for Arbitration?”, Ashurst Dispute Resolution Update, 7 Ağustos 2019, https://www.ashurst.com/en/news-and-insights/legal-updates/the-singapore-convention-on-mediation/, erişim tarihi: 23.8.2019.

26 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 5(2)(a) maddesi

27 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 5(2)(b) maddesi.

29 Jhangiani, Looy, “The Singapore Convention on Mediation – A Commitment to Multilateralism”.

30 Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi 8(1)(b) maddesi.

31 Mushegh Manukyan, “Singpore Convention Series: A Call for a Broad Interpretation of the Singapore Mediation Convention in the context of Investor-State Disputes”, 10 Haziran 2019, http://mediationblog.kluwerarbitration.com/2019/06/10/singapore-convention-series-a-call-for-a-broad-interpretation-of-the-singapore-mediation-convention-in-the-context-of-investor-state-disputes/, erişim tarihi: 23.8.2019.